
Necla Yılmaz İle Desen, Renk ve Tasarıma Adanmış Bir Hayat
Desen, renk ve Tasarıma Adanmış bir hayat, kendi tabiri ile bir şeyin içinde desen varsa ben onu yapabilirim diyen, duvar kâğıdından seramiğe, iplik tasarımından ev tekstiline kadar tasarım dünyasında var olan güçlü bir isim Necla Yılmaz. Kendisini daha yakından tanımak ve sizlere de tanıtmak için bir sohbet gerçekleştirdik.
-Necla Hanım öncelikle size nasıl hitap edelim kendinizi, mesleğinizi tam olarak nasıl tanımlıyorsunuz?
- Tasarımcıyım ama kesinlikle moda tasarımcılığıyla karıştırılmamalı, benim uzmanlık alanım kumaş, desen ve renk.
-Lise yıllarından itibaren tekstil üzerine eğitim aldığınızı biliyoruz sizde bize o yıllardan bu güne eğitim süreciniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
– Tekstil ile ilk tanışmam Sabancı Anadolu Tekstil Meslek Lisesi’ndeki eğitimim sayesinde oldu ardından Marmara Üniversite Tekstil Bölümünde devam ettim kariyerimin dönüm noktasıysa Türkiye de çok az tasarımcının yaptığı bir şeyi yapmakla oldu eğitimim için Amerika’ya gittim. Biliyorsunuz orda dünyanın en büyük moda okullarından biri var, Fashion Institute of technology bu okulda eğitim aldım ve New York’da eğitim gördüğüm süre zarfında ise OSCAR DE LA RENTA’da designer assistant olarak çalıştım.
– Amerika’ya gitmenizi bir dönüm noktası ve kariyerinize artı olarak açıkladınız bu durumu bize biraz daha açar mısınız?
– Aslında Amerika’ya giderken ki amacım ortamı koklamak, orayı daha iyi anlamak ve bir tasarımcı olarak, tek bir coğrafyayla sınırlı kalmamaktı! Ufkumu genişletmek, trendleri yakalamak, kendi coğrafyamın da ötesini görmek istedim. Bunun vizyonuma ve dünya görüşüme çok şey kattığını düşünüyorum ve tabii tüm bunların yanında Oscar De La Renta gibi bir dünya markasıyla çalışma fırsatı buldum.
– Devamında kariyeriniz nasıl ilerlettiniz?
– Amerika’daki eğitimimi bitirdikten sonra Türkiye’ye döndüm ve önemli görevlerde daha büyük koleksiyonlar yapmaya daha iyi firmalarla tasarım direktörü pozisyonunda çalışmaya başladım.
Baskılı kumaş üreten tekstil firmalarının desen ve varyant bölümlerinde çalışan elemanlara yurt içinde ve yurt dışında çeşitli eğitimler verdim. Şuan Armine firmasında ( Armine Tesettür Giyim ) eşarp koleksiyonunu koordine ediyorum.
– Necla Hanım bilindiği üzere Türkiye’de duvar kağıdı konusunda ilk katalog hazırlayan tasarımcısınız, bize biraz ev tekstiline uzanan bu tasarım hikayenizden bahseder misiniz?
– Aslında profesyonel olarak hazırlanan ilk duvar kâğıdı kataloğu diyebiliriz. Öncelikli şunu söylemeliyim ki bir şeyin içinde desen varsa ben onu yapabilirim! Duvar da olabilir, masa da olabilir, seramik de yapabilirim çünkü benim uzmanlık alanım renkler ve desenler. Duvar kâğıdı tasarımından da çok büyük zevk alıyorum.
Duvar kâğıdı ülkemiz için inanılmaz bakir bir segment, dünyada çok yükselen bir eğilim, özellikle dijitallerin gelişmesiyle beraber duvar kâğıtlarının niteliği değişti, artık o duvarlardaki küçük küçük desenler yok, şuanda öyle bir devrim yaşanıyor ki!
Mesela evinizin duvarına göre sadece size ait sizin sevdiğiniz ürünlerden, görsellerden, imajlardan oluşmuş bir duvar kâğıdı tasarlatabilirsiniz ve o sadece sizi evinizde olabilir. Duvar kâğıdı gelenekselin çok dışına çıktı!
– 2013 yılında bir duvar kâğıdı kataloğunu hazırlamıştınız ve birçok tasarım yakmıştınız. Hala duvar kâğıdı tasarımı yapıyor musunuz?
– Sürekli olarak yapmıyorum ama dediğim gibi zevk aldığım bir iş ve isteğe bağlı olarak şahıslar için tasarım yapıyorum.
– Konuşmalarınızda ( Sohbet-Söyleşi ) işinizi zevkle yaptığınız belirttiniz ama ben yine de bir kere daha sormak istedim, mesleğinizden ve şuan ki konumunuzdan memnun musunuz?
– Yıllar önce Mina Urgan’ın bir kitabında şöyle bir söz okumuştum ^^ ben çok sevdiğim bir şeyi yapıyorum, üzerine de para alıyorum ^^ benim durumum da sanırım tam olarak bu. İşimden çok zevk alıyorum ve beni tatmin ediyor, ayrıca mesleki yeterliliğime de güveniyorum.
– Necla Hanım son olarak tekstil tasarımcısı olmak isteyen gençlere nasıl tavsiyeler verebilirsiniz?
Öncelikle bu iş, sabır işi! Sabırlı olmalı ve çok çalışmalılar. Her anlamda kendilerini kalifiye birer tasarımcı haline getirmeliler ve bunu yaparken doğru kapıları çalmalılar. Popüler olanın peşinde değil, nitelikli olanın ardından koşup, bu insanlardan ders almalılar.
Necla hanıma bu güzel söyleşi ( sohbet ) için teşekkür ederiz.
Hazırlayan Onur Kaan Yanık !
