![]()
DR. ÖĞR. ÜYESİ DENİZ AKÇAY
DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Doğadaki değişimlerle beraber gelen dijital dönüşümüiliklerimize kadar yaşadığımız ve hissettiğimiz bir dönemdeyiz. 2020 ile birlikte gelen ay tutulmaları, güneş tutulmaları gibi gökyüzü olayları, … uzay çalışmalarında ilkler; ElonMusk’ın Space x şirketi’nin dünyanın her yerinden internet erişimini sağlayacak starlink için uzaya 40.000 uydu göndermesi ve bu hafta sonu Amerika’nın ilk kez Rusya’ya bağlı olmadan uzaya astronot göndermesi, mart ayı içerisinde dünya’ya en yakın karadeliğin keşfedilmesi ,pandemiyle birlikte uzaktan eğitime hızlı bir geçiş … İtalya’da salgın nedeniyle robotların hasta bakımlarını yapması, moda ve sanat alanında da dijital dönüşümler; sanal müze gezileri, dijital defile ve LilMiquela gibi sanal mankenlerin hayatımızda yer almaya başlaması ve daha birçok alanda dönüşüm ve değişim…
Elbettekitüm bunların hepsi bir anda olmadı… önce doğayı acımazca katlettik sanki hep bize aitmiş gibi ve sadece biz varmışız gibi yaşadık..tükettikve sadece tükettik. Tükettiklerimiz sadece doğa değildi..sevgimizi, içtenliğimizi, samimiyetimizi, doğallığımızı da kapitalizmle beraber tükettik. Heryerde yazıldı çizildi bende burada tekrar söyleyeceğim:doğa intikamını aldı ve hayat yolunu buldu.
Dijital dönüşüm bir anda olmadı. Uzun zamandır bilgi iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler hayatımızda vardı. Fakat aynı zamanda eski alışkanlıklarımızı da sürdürüyorduk. Tek fark bu salgınla birlikte günlük hayatımızda yaptığımız herşeyi keskin bir geçişle siber ortamda da yapmaya başladık. Aslında benzer bir durumuinsanoğlu 14. yy’da veba salgınında da yaşamış. O vakte kadar toprak sahipleri tarlalarıyla ilgili işlerini insanlara yaptırırmış fakat çok sayıda insanın hayatınıveba’dankaybetmesiyle ve işgücünün daha pahalı hale gelmesiyle çözüm olarak makineler geliştirmeye başlamışlar. Yani tarihte insan yerine makinelerin çalışması da böylece başlamış oldu. Bugün de aynı durumu yaşıyoruz ve daha ne kadar yaşayacağımız ise salgının bitmesine bağlı fakat henüz uzun vadeli olarak kesin bir öngörüde de bulunamıyoruz.
Yükselen değer yaratıcılık
Tüm bu değişim ve dönüşümle birlikte insanların yerini yapay zeka alacak ve insanlar işsiz kalacak gibi kaygıların çok yükseldiği bir süreçteyiz. Peki ne yapmak gerekiyor? Eskiden benzini elinde bulunduranıngüçlü olduğu bir dönemden;şu anda bilgiye sahip olanın güçlü olacağı bir döneme geçiş yapıyoruz. Bilginin, yaratıcılığın, duygusal zeka’nınyükseleceği bir döneme giriyoruz. Şöyle açıklamaya çalışayım; yapılan araştırmalarda insanın mantıksal/rasyonel karar verme oranı’nın %4 iken; duygusal karar verme oranı’nın% 96 olduğu tespit edilmiş. Buna göre yapay zeka’nın verilere dayanarak karar verme oranı sadece %4 iken biz insanoğlu’nunkendi yaratıcılığımız, empati kurmamız, değer yargılarımız, etik anlayışımız yani özetle duygusal zekamızı kullanarak karar verme oranımız % 96. Yani nihai kararları uzun yıllar yapay zeka yerine biz insanların vereceğini söyleyebiliriz. Fakat şunu da unutmamalıyız; hangi işi yaparsak yapalım o işedeğer ve yaratıcılıkla kattığımız sürece başarılı olacağımız bir dönem içerisindeyiz.
Matbaadan İnternete
Yıllarca önce haberlerde izlemiştim 300 yıl önce matbaa ile gelen yeni dönemi yakalamış olsaydık bugün ülke olarak çok daha farklı bir noktada olabilirdik. Aslında şu anda bu şans tekrar önümüze geldi. İnternet bizim için çok büyük fırsat ve yine en doğru bir şekilde kullanmak tamamen bizim elimizde. 2020;yüzde yüz bilginin ve yaratıcılığın yükseleceği yeni bir dönemim başlangıcı ve bu sürece uyumlanmanın en kolay yolu ise; bilgiyi ele almak ve doğru bir biçimde kullanmaktır.
Etiket:dijital dönüşüm,yapay zeka, salgın, pandemi,yaratıcılık, duygusal zeka
